30 Ekim 2009 Cuma

Düğündeydik, hastalandık ve yeni bir mim...

Birkaç zamandır blogumu güncelleyemiyorum, aslında tembel tembel oturduğumdan değil çok yoğun günler geçirdiğimiz için. Öncelikle hafta sonu görümcemi evlendirdik.Dolu dolu iki gün geçirdik. Oranın yorgunluğuyla eve ve işe döndük. Pazartesi günü işten biraz erken çıkayım kışlıkları yerleştireyim diye eve geldim. Demek tam yorgunluğumu atamamışım ki kazakları katlayayım, yazlıkları kaldırayım, ay şimdi gelecekler yemek yetiştireyim derken bir iki saat sonra boynumun şiştiğini ve ağrıdığını kolumu kıpırdatamadığımı ve ayrıca hava değişiminden olsa gerek boğazımın ağrıdığını farkettim. Tam hastalandım nazlanacağım derken Ahmet Kaan halsiz bir biçimde geldi ve hemen uyudu. Ve tabi ateşi yükselmeye başladı. O geceyi öyle geçirip ertesi gün doktora gittik beraber. Bir kucak ilaç yüklendikten sonra eve geldik. Salı sabahından beri evden çıkmadım evde beraber epey vakit geçirdik epeyde iyileştik.
Bu arada yeni bir ürün kullandım ben bunu evde yapmaya çalışırdım her seferinde elime yüzüme ve tüm tezgaha bulaştığı için sinir olurdum. Sağolsun dr.oetker benim için yeni bir ürün çıkarmış :icing tüpleri.. markette görür görmez aldım evde de hemen pekmezli zencefilli ve tarçınlı bir kurabiye yapıp süsledim. Ahmet kaan görünce hemen "aaaa bu shrek'teki kurabiye adaaaaam" diye bayıla bayıla yedi....
Sıra geldi mime:
Sevgili çatı katı beni yine mimlemiş sağolsun bende cevaplıyorum:

Konusu "anılarımızı canlandıran kokular" 5 adet yazıyoruz...

1. Viva cappio parfüm: İlk gençlik yıllarımda kullanırdım. ne zaman kokusunu duysam o günler aklıma gelir hem özlerim hem hüzünlenirim.

2. Köy kokusu: bunun tam bir tarifi yok aslında. Bizim köyümüz Manisa Kırkağaç'a bağlı İlyaslar köyü. Kurumuş tütün yaprakları kokusu, zeytinyağı kokusu, fırından yeni çıkmış köy ekmeği kokusu yada ne bileyim toprak kokusu duysam hemen aklıma gelir oralara özlem duyarım.

3. Patlamış mısır kokusu : Abimi hatırlatır. Evde bazı özel görevler vardı ki onları abinden başkası yapmazdı. Örneğin Kurban bayramında mangal yakmak, mısır patlatmak.... Ne zaman patlamış mısır kokusu duysam aklıma abim gelir. Şimdi hepimiz çok uzak uzak yerlerde olduğumuz için bunu da özlerim be yaaa....

4. Tarhana çorbası kokusu: Hemen annem aklıma gelir. Daha fazla söze gerek varmı zaten...

5. Gül kokusu: Peygamber Efendimiz (S.A.V) ve Cennet aklıma gelir. Zaten gül kokusu duyan birnin aklına güzellikten başka ne gelebilir?

Şimdi bende arkadaşları mimlemek istiyorum ama kim sever kim sevmez bilmiyorum. Arkadaşlar yorum bırakırlarsa mutlaka posta isimlerini ekleyeceğim...

21 Ekim 2009 Çarşamba

Yaşasın mimlendim yine (biraz zorla oldu ama :))...

Motif aparatı yazımda mim beklediğimi açık açık söylememden olsa gerek sevgili tatesal ve çatı katı daha fazla beklememi istemeyerek beni mimlemişler. Kızlar çoooooooooook teşekkürler :))
Hemen mime geçiyorum:
Soru 1- En sevdiğiniz 3 çiçek ismi?

Kasımpatı, Papatya, Nergis

Soru 2- Gerçekleşmesini istediğiniz 3 hayaliniz?

1. Ege illerinden birine yada İstanbul'a tayinimizin çıkmasını isterim
2. Bir dikiş kursuna gitmek istiyorum ama mesai saatlerinden dolayı olmuyor ama çok istiyorum ya..
3. Oğlumun iyi ve güzel yerlerde olmasını ve manevi açıdan olgun bir insan olmasını isterim

Soru 3- En sevdiğiniz ve en sevmediğiniz 3 huyunuz?
Bir şey kafama takılırsa yapmadan rahat edemem. Bu bazen benim için rahatsız edici olabiliyor. Bu yüzden hem seviyorum hem sevmiyorum.
Asabi olduğum söylenir biraz daha uysal olsan daha iyi olabilir. Çok karamsarımdır hep kötüsünü düşünür evham yaparım.
İnsanları düşünürüm hatta kendimi kasacak kadar olur bazen kimse benim yüzümden kötülük görsün istemem bu huyumu severim. Aksi gözüme sokulmadıkça herkesin hareketlerinde iyi niyet ararım.

Soru 4- Gıcık olduğunuz 3 hareket
1. Trafikte kadın şöför görünce hemen horoz gibi dayılanıp magandalık yapan gerizekalı şöförlere gıcık olurum kaç tanesiyle kavga ettim bilmiyorum. O kadar ki elimde birşey olsada kafalarına (ki içinde beyin olduğuna inanmıyorum) geçirmek isterim o kadar nefret ediyorum
2. Söylemediğim, söylemek istemediğim ya da asla söylemeyeceğim birşeyi söylemiş ya da yapmışım gibi hareket edilmesinden benim yerime düşünülmesinden nefret ederim
3. Adilikten, bayağılıktan, sırnaşıklıktan nefret ederim

Soru 5- Bu benim bu güne kadar olan en kara günümdü,dünya başıma yıkıldı ve bir daha ayağa kalkamam diye düşündüğünüz olay?
Zaten yeterince karamsar olduğum için birkaç defa düşündüğüm zamanlar oldu. Böyle zamanlarda eğer hatırlayabilirsem ya da onu düşünebilirsem "Allah gücümün yeteceğinden fazla yüklemez " diye düşünüp rahatlamaya çalışırım. Tabi 1 dk sonra unuturum yeniden karamsarlık yaparım. :))

20 Ekim 2009 Salı

Bak bundan da kusur kalmadım....


Ne zamandır blog alemini gezer dururum motif makinasıyla yapılan işlere bakarım. Nedense bir türlü cesaret edip kendime alamamıştım. Geçen çarşıya çıktığımda yuvarlağından aldım. Satıcı inatla " abla kendin uğraşma bir bilenden öğren" dese de ben içimden" mühendis olmuşum bi motif makinasının kullanma kılavuzunu mu anlayamayacağım" diyerek ters ters baktım. Gerçekten de nasıl bir kullan(ama)ma kılavuzuysa hiçbirşey anlaşılmıyor karışık ne dediği belirsiz... Ama ben yılmadım inatla boza yapa doğrusuna ulaştım. Yapmayanlara buradan sesleniyorum; gerçekten öğrenince çabuk çabuk yapılıyor herkese tavsiye ederim. Ben bu hasta halimle akşam yemeğinden sonra oturup 6-7 tane yaptıysam biraz uğraşan biri birkaç günde bir şal bitirebilir.

Bu arada hemen hemen her blogta bir mimleme görüyorum. bende bekliyorum bakayım ne zaman sıra bana gelecek :))

14 Ekim 2009 Çarşamba

Akvaryum atkı bere

İşte son marifetim ta ta ta taaaaaaaaaaaaam.... Örgüyü çok sevmeme rağmen sağlık sorunları nedeniyle öremiyorum. Özellikle hava soğuduğu zaman ağrılarımdan dolayı hiç yapamıyorum. Bende havalar tam soğumadan bir bere ve atkı ördüm. Tam olarak amigurumi diyemeyeceğim bu işi hakkıyla yapanlara ayıp olur, amigurumimsi ahtapot ve tığ işi balık, istiridye ve deniz yıldızı ile süsledim , iğne ardı tekniği ile de yosunları yaptım. Bu sefer Ahmet Kaan için değil farklı bir amaç için örüldü ama süpriz olsun diyelim daha sonra açıklayayım bunu...


12 Ekim 2009 Pazartesi

çöp kutusu da elimden kaçamadı....

Şu fotoda görmüş olduğunuz masum beyaz çöp kutusu sinir bozucu sadeliğiyle(!) geçen gün gözüme battı. Bende yıkadım pakladım çamaşır sularıyla sterilize ettim ve dekupaja hazır hale getirdim. İlk foto dekupaj kağıdı seçerkenki dağınıklığı gösteriyor. Aslında hemen önde duran peçeteyi yapacaktım ama boyutları uyuşmadı kesincede bir anlamı kalmıyor diye düşündüm. Sonunda aşağıdaki lalelerle süsledim üzerine biraz altın renkli sim serpiştirdim.
Asıl beni üzen ve geren kısmı bu işler bittikten sonra verniği sıktığımda verniğin sapsarı bir renkte çıkması ve kirli görüntüsü vermesi oldu. Zavallı çöp kutusunun "bu kadar süslendim e beni de artık başka bir yere nakleder" diye heveslenmesine rağmen banyodaki görevine geri dönmesi de olayın başka dramatik yönü....

8 Ekim 2009 Perşembe

sonbahar= hüznün adı , hüznün en güzel yüzü = annem (10 marifet sonbahar yarışması)

10 marifetin sonbahar yarışması nedeniyle kaç gündür düşünüyorum ne yapsamda bende yarışmaya katılsam diye. Birbirinden güzel çalışmaları gördükçe hevesimde kırıldı doğrusu . Bloglararası gezerken sevgili keyifli hobiler'in çerçeve süsleme gördüm çok ta hoşuma gitti dün akşam bende oturdum bunu yaptım. evde kullanılmayan dandik bir çerçeve vardı onu kurdele ve sedefli kum boncukla süsledim. İçine hangi fotoğrafı koysam diye düşünürken annemin siyah beyaz düğün fotoğrafı elime geçti ve ömrü hep gurbette ve zorluklarla geçmiş canım annemin düğün fotoğrafının en uygun fotoğraf olduğuna karar verdim. Fotoğraf tarihi 19.03.1977
Eğer bu çerçeve yarışmada dereceye girerse tutan arkadaşlardan birine kura yoluyla hediye etmeyi düşünüyorum.



5 Ekim 2009 Pazartesi

Ben Geldiiiiiiiiiiiiiiim..........

Selamlar arkadaşlar güzel geçen tatilimin ardından hemen bilgisayarın başına koştum ben yokken neler olmuş bakmaya başladım bile..... öncelikle İstanbul'da yapmayı planladığım şeylerin birçoğunu yaptım, aldım. Son trend olan (hatta artık gündemden yavaş yavaş çıkmaya başlayan) duvar stickerlerime cuma pazarı sayesinde kavuştum ve hemen dün uyguladım. Çiçek açmış ağaç şeklinde olanı (benim favorimdi) hemen dikiş makinamın üstüne yapıştırdım.


Bu sevimli pisicikler de hemen giriş kapısının yanında bizi karşılıyorlar


Bu güzel kelebeklerde tuvaletin kapısında.....




En çok özlediğim şeylerden biri de kahve dünyasında çikolata soslu mocha içmekti ki afiyetle içtim




ve Timaş'ın Alayköşkü Caddesindeki Kitap Kahve'sine uğramasaydım eksik kalırdım kitaplara göz gezdirirken annemle birer cappucino içtik.
İşteböyle güzel hatıralarla tatilimizi geçirdik :))