mola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2011 Cuma

Bahar Tatile Çıksın :)))

Aslında yapacak ve yayınlayacak ne çok işim var. Doğum yaklaştıkça bebek hazırlıkları hızlanmıştı. Bebek şekerleri, şerbet bardakları, lohusa terlikleri, nevresim vs..... Bu blogspot'a erişim engeli yüzünden bir bakıma hevesim kursağımda kaldı. Ben ilk günden itibaren dns ayarlarını değiştirdiğim için blogları rahatlıkla görebiliyorum. Sizde bu yazıyı okuyabiliyorsanız mutlaka birşeyler yapmışsınızdır :) Ama insan kendini böyle de rahatsız hissediyor. Birçok arkadaş sanırım wordpress'e geçti ama orası bana soğuk geliyor, geçmeyi düşünmüyorum. Youtube gibi yıllar sürecek bir yasaklama olursa herhalde .com .net .org uzantılı bir adres alırım. Şimdilik buradayım. Bugün doğum iznine ayrılıyorum çünkü artık 3 haftam kaldı. Hepinize sevgilerimi yolluyorum :))

26 Ağustos 2010 Perşembe

Geldi Tatil Ayları Gevşer Gönül Yayları :)))))

Birçoğumuz gidip döndü bile ama ben tatile daha yeni çıkıyorum. Yaklaşık iki hafta yokum. İnşallah bayram dönüşü tekrar buluşuruz. Yarın bu saatlerde muhtemelen Kadıköy Cuma Pazarı'nda fink atıyor olacağım :))

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Terkedilmiş gibi mi oldu???

Tatil dışında hiç bu kadar ara verdiğim olmamıştı bloguma. Blogun TBS geçirmeden (Terkedilmiş Blog Sendromu :))) iki satır yazayım dedim. Ama geçerli sebeplerim var :)) Amcamla yengen Antep'e geldi ve 1 hafta kaldılar. Hatta onlarla birlikte oturalım diye bir balkon takımı dikiyordum ama gezmekten tamamlamaya fırsat bulamadım :)) Sandalye kılıflarını yarı dikilmiş yarı açık olarak kullandık :))
Bugün onları yolcu ettik ve kumaşlar sanki üzerime üzerime gelmeye başladı "Beni dik, Beni diiiiiiiiiiiiiiik" diye :) Hepinize sevgiler saygılar :)) Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden, yaşıtlarımın yanaklarından öpüyorum...

19 Nisan 2010 Pazartesi

Geldiiiiiiiiiiiimmmm............

Bahar tatillerini yaz tatilinden daha mı çok seviyorum bilmem... Havalar gezmeye daha müsait oluyor. Gerçi soğuk hava peşimizi pek bırakmadı ama olsun, doyasıya 13 gün yaşadık, bol bol gezdim.. Hatta 13 gün demem hata olur 10 gün desem daha doğru niye derseniz ; ilk 10 gün o kadar fazla yoruldum ki son 3 günü yatarak geçirmek zorunda kaldım :)) Malum tansiyon problemi işte, vücut bu kadar gezmeye isyan etti sanırım ve yine tansiyonum düştü.. Annemin deyişiyle kendimi geze geze harab ettim :))
İlk fotoğraf anlaşıldığı üzere Sultanahmet
Burası Küçük Çamlıca

Burası da Küçük Çamlıca

Burası da Küçük Çamlıcanın Ağabeyi Büyük Çamlıca :)
Eminönü (Sandık sandık laleler yerleştirilmişti, aradan Ahmet Kaan'ın ağzı da görünüyor :)

Cuma pazarına da çok büyük bir hevesle gittiğimden olsa gerek birz hayal kırıklığına uğradım.Canlı cıvıl cıvıl kumaşlar arıyordum ama bulamadım. Güzel kumaşlar da pahalı geldi. Sonuçta profesyonel anlamda dikiş dikemiyorum, çok para verip heba etmek istemedim. Bir iki parça kumaş aldım.

Asıl beni perişan eden sanırım Eminönündeki neredeyse tüm taş ve boncukçuları dolaşıp "cameo" bulamamamdı :)) Ayaklarıma kara sular indi, annemi ve Ahmet'i de sürükledim :)) Hatta "cameo"nun ne olduğunu bile bilmemeleri bulamamamdan daha çok şaşırttı beni. Ben cameo cameo diye sayıklarken sağolsun sevgili Yelda bana "Boşuna arama zaten Eminönünde yok, Merter'de satılıyor, perakende de vermiyorlar" diyerek cameo krizine son noktayı koydu :). Bir ara pasajında vardı hala varsa gidip bir koşu alayım bari :)

Tatilimin en güzel yanlarından biri tabi ki buluşmamızdı. Sevgili Sevim, Nilgün, Fosi, Yelda, Antigone, Çatı Katı ve ben bir araya geldik. Sanki 40 yıldır tanışıyor gibi o kadar sıcak okadar samimi bir buluşma oldu ki... Bir saniye susmadık, sürekli gülüşmeler kahkahalar... Terzi mankeninden reenkarnasyona kadar her konuyu konuştuk :)) Bütün kızlara ;

Sıcaklığı ve samimiyeti ve Ahmet Kaan'a karşı sabrı ile canım arkadaşım Nilgün'e
Merdivenden çıkarken yüzüne bakmadan önce trençkotuna bakarak tanıdığım, yüzünde sürekli kocaman bir gülümseme olan canım arkadaşım İlkay'a
Organizatörümüz, çok sıcak çok içten ve 40 yıllık dostummuş gibi gelen (ve öyle olan :) candan insan Sevim'e
Hepimizin merakla beklediği (Çünkü ne blogtan ne facebooktan yüzünü görememiştik :) minik canavarıyla çooook önceden tanıdığım ve kendimi çok yakın hissettiğim güzel insan Ayşegül'e
İnanılmaz tatlı, küçücük bir kızı andıran, kıpır kıpır ve her yanından samimiyet ve sıcaklık akan Antigone'ye
Günün son süprizi, becerikli ve sevgi dolu, süper ötesi ve cameo krizime son noktayı koyarak beni feraha eriştiren, sıcacık insan Yelda'ya

Çok çok çok teşekkürler. Ben sizlerle tanıştığım için inanılmaz mutlu oldum :)) ve elim boş geldiğim için yerlerin dibine geçtim :(( Güzel hediyeler ve sıcaklığınız için çok çok çok teşekkürler.


2 Nisan 2010 Cuma

Hoşçakalın ...

5 aydır yolunu gözlediğim zaman dilimi geldi işte :)  5 ay diyorum çünkü biletimi alalı 5 ay oldu. Ben gelene kadar sizi 2 sene önce Küçük Çamlıca Tepesi'nde çektiğim bu güzel fotoğrafla başbaşa bırakıyorum. İnşallah bol moral, kumaş ve fotoğrafla geri döneceğim. Bana iyi bir tatil dileyin kızlar :))

12 Mart 2010 Cuma

Bugünlerde Ben...

Bugünlerde ben, çok başı ağrıyan, çok uyuyan biraz daha uyuyup sonra uyumayacağım deyip yine uyuyan, çok gereksiz şeyleri düşünüp sonra ne düşündüğünü bile unutan, çok tembel, isteksiz, kendini yeteneksiz bulan, az konuşan, zamanın nasıl geçtiğini anlamayan biri oldum.. Bahar yorgunu olmuş olabilir miyim? Bir tavsiye lütfeeeeeeeeeen

10 Kasım 2009 Salı

Dinlenme Yazısı...

Uzun bir aradan sonra geçen gün öğleden sonra evde dinlenme fırsatı buldum. French Press'ime melisa çayı demledim ve balkona çıktım...
Bir sola baktım
Bir sağa baktım
Birde kendime baktım.....

İçinde bulunduğumuz dünyayı, işlerimizi, isteklerimizi düşündüm.....
Öylesine sadece....
Umarım herşeye gerektiği ve hak ettiği kadar değer veriyoruzdur...

18 Eylül 2009 Cuma

Nihayet gelen tatil ve iki haftalık mola

Bütün bir yaz Ramazan bayramının gelmesini iki kat özlemle bekledim ve yaz tatiline gelip gidenleri gördükçe iç geçirip ya sabır çekerek eylül ayını bekledim. Ve nihayet Mübarek ay Ramazan geldi, güzelliğini üzerimize bıraktı ve artık bize veda etmeye hazırlanıyor. Rabbim inşallah daha nice Ramazanları yaşamayı nasip etsin. Ve nihayet bende bütün yaz boyunca işyerini ve evi bekledim ama sonunda anneme ve İstanbul'a kavuşacağım gün geldi. İki hafta kadar izindeyim. Hepinizin bayramını canı gönülden kutluyorum ve mutlu mutlu günler diliyor ve sizi Fethi Paşa Korusu'ndan çekilmiş bu görüntüyle başbaşa bırakıyorum

23 Temmuz 2009 Perşembe

mola...


Arkadaşlar eşimin kardeşinin düğünü nedeniyle kısa bir ara verip Adana'ya uzanıyorum ve dönene kadar sizi bu güzel fotoyla başbaşa bırakıyorum
Yer: Bebek Sahili- Beşiktaş Tarih: Nisan 2009